Aksiyon Filmleri → The Weather Man – Fırtınalı Hayatlar

Yönetmen : Gore Verbinski
Senaryo : Steve Conrad
Oyuncular : Nicolas Cage, Michael Caine, Hope Davis, Gemmenne de la Peña, Nicholas Hoult
Filmin Türü : Drama, Komedi
Orijinal Adı : The Weather Man
Yapımcı Firma : Paramount Pictures
Yapım Yılı : 2005
Yapım Ülkesi : ABD
Orijinal Dili : İngilizce
Filmin Süresi : 102 dakika
Resmi Sitesi : http://weathermanmovie.com/
Dağıtıcı Firma : UIP
Vizyon Tarihi : 24.03.2006
David Spritz (Nicolas Cage), Chicago´nun yerel televizyonlarından WCH´nin 6. kanalının hava durumu sunucusudur. Chicago´lular açısından David Spritz´in büyük anlamı vardır. O sadece güneşi, yağmuru, karla karışık yağmuru ve karı tahmin eden bir adam değil, adeta yürüyen hedef gibidir. Chicago halkında David´e karşı sevgiyle nefret arası bir ilgi söz konusudur. Onu ekrandan tanıyan pek çok insan gördükleri yerde üstüne meşrubat, bira ve hamburger fırlatmaktan kendini alamaz.
Oysa David´in tek isteği birazcık saygıdır. Özellikle de Nobel ödüllü yazar babası Robert Spritzel´dan (Michael Caine) biraz saygı görme isteğiyle yanıp tutuşur. Boşandığı eski karısı Noreen´in (Hope Davis) kendisini yeniden sevmesini ister. Kızının mutlu olmasını, oğlunun başının derde girmemesini arzu eder. Özel yaşamında bu sorunlarıyla boğuşup durmaktadır.
Buna karşılık hava durumu sunucusu olarak ekranda pırıltılı bir görünümü vardır. Gülümsemesi ve ekran cazibesiyle gönülleri fethetmiştir. Özel yaşamında hiçbir şeye hakim olamazken ekranda herşey kontrol altındadır. Mesleğinde öyle başarılıdır ki, New York´taki prestijli bir ulusal kanalda yayınlanan ‘Hello America’nın yapımcıları yeteneğini fark edip ona iş teklifinde bulunur. Sabah kuşağında yayınlanan programda hava durumunu sunması istenir. Ancak karşısına çıkan olağanüstü kariyer fırsatları bile David´in özel yaşamının tökezlemesini durduramaz. Tahmin etmeye çalıştığı kasırgaların yarattığı yıkım gibi onun da yaşamı tam bir felakete sürüklenmektedir.
(daha fazla…)


Hayaller hayatı yaşamaya değer hale getirebilir; ancak kötü kararlar nedeniyle istenilmeyen sonuçlara da neden olabilir. Bu, Younger ailesinin babalarının ölümüyle kendilerini 10,000 $ lık hayat sigortasıyla bulduklarında yaşadıklarının kısa bir özeti. Acaba bu parayla aileleri için yeni bir ev mi almalılar? Yoksa bir likör dükkanı mı? Ya da tıp okulu için okul taksitlerini mi ödemeliler? 1950lerin Chicago sunda güney yakasında her şeyin daha da zor olduğu bir hayat Younger ailesini beklemektedir.
Mr. Yee, Şangay’ın önemli politikacılarından biridir. İkinci Dünya Savaşı’nın tüm dünyayı kasıp kavurduğu bir dönemde, Şangay’ın da politik atmosferi oldukça karışıktır. Herşey ince bir ip üstünde ilerlerken Yee’nin duygusal dünyası da bu karışıklıktan nasibini almıştır. Karısının arkadaşlarından biri olan Wang Jiazhi ile tutkulu bir aşkın içine sürüklenen Yee için bu ilişki, bir aşk ruletinden farksızdır. Zamanın akışı da, onları gerçek bir ruleti oynamak zorunda bırakacaktır. Cinayet, aşklarını ispatlamanın tek yolu mu olacaktır? Brokeback Dağı ile En İyi Yönetmen Ödülü’nün sahibi Tayvanlı usta yönetmen Ang Lee, özellikle Won Kar Wai’nin filmleri ile tanıdığımız Asya Sineması’nın en önemli oyuncularından Tony Leung Chiu Wai’nin başrolünde, romantizm ve savaş geriliminin harmanlandığı bir filme imza atıyor.
‘Inglorious Basterds’ın konusu, Alman işgali altındaki Fransa’da başlar. Çok sevdiği ailesinin, Nazi Albay Hans Landa’nın (Christoph Waltz) tarafından katledilmesine tanıklık eden Shosanna Dreyfus (Melanie Laurent) adlı kadın, katliamdan kılpayı kurtularak Paris’e kaçar. Orada sinema salonu sahibi ve işletmecisi olarak yeni bir kimlik edinir. Aynı günlerda Avrupa’nın başka bir köşesinde Teğmen Aldo Raine (Brad Pitt), Yahudi askerler tarafından kurulan bir grubu düşmana karşı misilleme yapma amacıyla organize etmektedir. Düşmanları tarafından ‘Piçler’ yakıştırmasıyla bilinen Raine’ın grubu, Nazi Almanyasının önde gidenlerine zarar verme misyonunu üstlenmiştir. Bu amaçla, Alman sinema oyuncusu ve gizli ajan Bridget Von Hammersmark (Diane Kruger) ile işbirliği yaparlar. Shasoanna’nın kendi intikamını alma planlarını yaptığı bir sinema salonunun çatısı altında hepsinin kaderleri kesişecektir.